Baştan aşağı bitcoin

sdkbyrm

olwα.ɴeт
Üyelik Tarihi
23 Aralık 2020
Mesajlar
813
Beğeniler
1
Puanı
3
Ticaret: 0 / 0 / 0
Para veyahutta sanal para kelimesinin tarihsel gelişimi incelendiğinde, paranın biçimlerinde sürekli değişimler gözlemlenmektedir. Önceleri öz değere sahip varlıklar kullanılmaktayken; daha sonra banknotlar kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde ise paranın aldığı son biçim, dijital biçimdeki sanal paralar olarak gösterilebilir. İnsanların gündelik hayatlarında interneti yoğun bir şekilde kullanması ile birlikte son yıllarda sanal grup ve toplulukların arttığı görülmektedir. Bu sanal topluluklar, kendilerine özgü para birimleri yaratarak, bunları mal ve hizmet alımlarında kabul etmektedirler. Sanal para birimleri, belirli bir sanal topluluğun üyeleri tarafından kabul edilen ve kullanılan, regülasyona tabi tutulamayan ve geliştiricileri tarafından yaratılan ve genellikle de onlar tarafından kontrol edilen dijital para birimleri olarak tanımlanabilir. Farklı türlerde ve farklı amaçlarda ortaya çıkan sanal para birimlerini sınıflandırmak kolay değildir. Sanal para birimlerinin reel ekonomi ile olan ilişkisi incelenerek tasnifleme yoluna gitmek mümkündür. Bu kapsamda Avrupa Merkez Bankası, sanal para birimlerini kapalı, tek yönlü ve çift yönlü çalışma şemaları olmak üzere üç farklı gruba ayırarak tasnif yoluna gitmiştir. Kapalı sanal para birimi şemasında, reel ekonomi ile herhangi bir bağlantısı bulunmayan ancak site ve oyun ağlarında belirli bir değere sahip olan sanal para birimleri ele alınmıştır. Tek yönlü şemada kategorize edilen sanal para birimleri resmi para birimleri ile satın alınabilirken, tersi bir durum söz konusu değildir. Çift yönlü çalışma şemasında ele alınan ve reel ekonomiye etki gücüne sahip sanal birimleri ise belirli bir kura bağlı olarak alınıp satılabilmekte, resmi para birimleri gibi hem sanal hem de gerçek mal ve hizmet satın alımlarında kullanabilmektedirler. Doğrudan regülasyona tabi tutulamayan bir sanal para birimi olan Bitcoin, üçüncü grupta yer alıp, reel ekonomiye doğrudan etki etme gücüne sahiptir. Rotman adlı kişi Bitcoin ile elektronik para ayrımının tam olarak ortaya konulmadığını belirtmiştir. Çalışmada, elektronik para ile Bitcoin’i karşılaştırmış ve taban tabana zıt olduklarını ortaya koymuştur. Gerek Avrupa’daki gerekse de ülkemizdeki düzenlemelere bakıldığında elektronik paraya benzer bir kapsam çizilmiştir . Elektronik para, genel anlamda resmi paranın elektronik temsili olarak ifade edilebilir. Bitcoin’in tersine regülasyona tabidir ve elektronik paranın hesap birimi resmi paralardır. BDDK yayınladığı basın açıklamasında, Bitcoin’in herhangi bir resmi ya da özel kuruluş tarafından ihraç edilmeyen ve karşılığı için güvence verilmeyen bir sanal para birimi olarak ifade etmiş; mevcut yapısı ve işleyişi itibarıyla elektronik para olmadığını belirtmiştir. Regülasyona tabi tutulamayan, reel ekonomiye doğrudan etki etme gücüne sahip olan Bitcoin’i, şifreleme biliminin uygulaması olan bir sanal para birimi olarak görmek mümkündür. Şifreleme bilimi teknikleri kullanılarak, Bitcoin sistemi devlet, işletme veya merkez bankası gibi herhangi bir merkezi otoriteye ihtiyaç duymadan güvenli bir şekilde çalışmaktadır.

Bitcoin Nasıl Oluştu




Bitcoin, ilk olarak 1998 yılında Wei Dai tarafından "cypherpunks" e-posta
listesinde, merkezi bir sistem yerine “şifreleme bilimi kullanılarak yaratılan ve işletilen para” fikri olarak ortaya atılmıştır. Sistem, 2008 yılında Satoshi Nakamoto tarafından yayınlanan “Peer to Peer Electronic Cash System” isimli çalışmaya dayanmaktadır. Nakamoto 2010'un sonuna doğru kendisi hakkında pek bilgi vermeden projeden ayrılmıştır. Bu zamandan beri birçok geliştirici Bitcoin’e katkı sağlamıştır. Bitcoin’in ortaya çıkmasını sağlayan Nakamoto’nun kimliğinin bilinmiyor olması çeşitli endişeleri de beraberinde getirmiştir. Ancak Bitcoin protokolü ve yazılımı açıkça yayımlanmakta, herhangi bir geliştirici mevcut kodları gözden geçirebilmektedir. Dolayısıyla Bitcoin'i icat edenin kim olduğunun hiçbir önemi yoktur. Geliştiriciler yazılıma eklemeler yapsalar da kullanıcılar hangi yazılımı kullanacağına kendileri karar vermektedir. Ayrıca Bitcoin protokolünün doğru bir şekilde yürümesi için kullanıcılar, uyum içerisinde olmalıdır.Uyum sağlanması için de tüm kullanıcıların aynı kurallara
uyan yazılım kullanmaları gerekmektedir. Sonuç olarak Bitcoin protokolü, dünyadaki tüm Bitcoin kullanıcıları tarafından kontrol edilmektedir. İlk Bitcoin
işlemi, sistemin kurucuları tarafından Ocak 2009’da gerçekleşirken; Bitcoin’in reel ekonomiye ilk yansıması, Laszlo Hanyecz’in 22 Mayıs 2010’da yaptığı alışveriştir. Laszlo, 10,000 BTC karşılığında iki adet pizza satın alarak; Bitcoin ile yapıldığı bilinen ilk alışverişi gerçekleştirmiştir. O zamanki karşılığı ile 25 Amerikan Doları tutan pizza, daha sonraları dünyanın en pahalı pizzası olarak anılmıştır.

Bitcoinle Yapılan İllegal İcraatlar


Bitcoin’in anonim işlem yapabilmeye müsait olduğu algısı, BTC kullanımını ve hakkındaki endişeleri artırmıştır. 2012 yılında Bitcoin ile yapılan uyuşturucu ticaretinin büyük bir kısmının Silk Road adlı bir e-ticaret platformu üzerinden yapıldığı tahmin edilmektedir. Uyuşturucu alışverişinin eBay’i olarak bilinen site, yaklaşık 9,5 milyon BTC satış hasılatı üzerinden 600,000 BTC komisyon geliri elde etmiştir. Yüksek ticaret hacmi ABD Federal Araştırma Bürosu’nun dikkatini çekmiş ve soruşturma başlatılmıştır. Silk Road sitesi uyuşturucu ticareti, adam öldürmeye azmettirme, bilgisayar korsanlığını kolaylaştırma ve kara para aklama suçları sebebiyle 2 Ekim 2013 tarihinde FBI tarafından kapatılmıştır. Günümüzde hala bu tarz illegal kullanımlar Bitcoin’in imajını olumsuz etkilemekte ve geleceğini tehdit etmektedir.



Şirketlerin Bitcoine Bakışı


Bitcoin başlangıçta, online gönüllüler ve hevesliler arasında kullanılırken, 2010 yılında BTC alım ve satımının gerçekleştirilebileceği Bitcoin Market, MtGox gibi Bitcoin Borsaları açılmıştır. 2009 yılında açık kaynak projesi olarak kullanıma sunulan Bitcoin, günümüzde PayPal, Microsoft, DELL, Expedia, Newegg, Greenpeace, Tiger Direct gibi büyük markaların da içinde bulunduğu birçok kurum ve kuruluş tarafından kabul edilmektedir. Akademik literatüre bakıldığında, çalışmalardan birçoğunda Bitcoin’in teknik (bilgisayar ve matematik bilimine ilişkin) tarafları ele alınmakta, finans yönünü inceleyen çalışmaların sınırlı kaldığı görülmektedir. Fink ve Johan benzer bir eleştiriyi çalışmalarında dile getirmiştir. İlgili eser, Bitcoin piyasasının yapısının kapsamlı bir şekilde ele alındığı ilk çalışma olarak görülebilir. Araştırmacılar, Bitcoin’in getiri açısından iyi bir performans gösterdiğini ancak bunun
yüksek oynaklıktan ileri geldiğini, getiri ile likidite arasında pozitif bir ilişkinin olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca yaşanan krizler nedeniyle birçok borsanın kapandığını, bunlardan biri olan Mt. Gox’ın iflas etmeden önce Bitcoin fiyatının oluşmasında lider borsa konumda olduğunu yaptıkları analizlerle ortaya koymuşlardır. Konuyla ilgili yapılan diğer önemli bir çalışmada ise Yermack, Bitcoin’i bir para biriminin taşıması gereken temel fonksiyonlar yönüyle incelenmiştir. Değişim aracı fonksiyonun, Bitcoin’in artan bir hızla, ticari değerinin kabul görmesi ve bir ödeme aracı olarak kabul edilmesi sebebiyle karşılandığını ancak hesap birimi olma ve değer saklama aracı olma
fonksiyonlarının Bitcoin tarafından hiçbir şekilde karşılanmadığını belirtmiştir.
Çalışmaya göre Bitcoin fiyatının küsuratlı olması, yüksek oranda oynamasına sahip olması,çoğunlukla spekülatif amaçlı olarak alınıp satılması ve çeşitli güvenlik zafiyetlerinin mevcut olması, Bitcoin’in hesap birimi olma ve değer saklama aracı olma fonksiyonlarını karşılayamamasındaki temel nedenlerdir. Brière, Oosterlinck ve Szafarz ise Bitcoin’i yatırım aracı olarak ele aldıkları çalışmalarında, Bitcoin’in yüksek getiri ve oynamasına sahip olması, ayrıca geleneksel yatırım araçları ile korelasyonunun düşük olması sebebiyle, portföy çeşitlendirmesinde yarar sağladığını göstermişlerdir. Fakat uzun vadede, risklerin ortaya çıkabileceği de vurgulanmıştır.

Son olarak, Bitcoin protokolü Satoshi Nakamoto takma adını kullanan bir veya birden fazla kişi tarafından yayımlanan bir çalışma doğrultusunda uygulanmaya konmuştur. BTC’nin kripto para birimi olarak adlandırılmasının sebebi, protokolün işleyişinde şifreleme biliminin uygulamalarından yararlanılmasıdır. İletişimde gizlilik bilimi olan şifreleme biliminin temel amacı, gönderici ile alıcı arasında güvenli iletişim sağlanırken üçüncü şahısların müdahalesine olanak tanınmamasıdır. Satoshi Nakamoto’nun yayınladığı çalışma incelendiğinde, önerilen sistemin birçok teknik ayrıntısı mevcuttur. Ancak şifreleme biliminin temel konuları olan asimetrik şifreleme ve özetleme fonksiyonları, protokolün işleyişinde büyük bir öneme sahiptir.
 
Üst Alt